Hint geleneklerine göre, dört bin yılı aşkın bir süredir Hindistan’da baskın olan Sanskrit Dili, tanrıların dilidir. Dünya edebiyatında Sanskrit Dili'nin, zengin edebi geçmişi, sözcüklerin büyüleyici cazibesi, düşünce ve ifade arasındaki esnekliğiyle özel bir yeri vardır.
Sanskrit dili genel hatlarıyla Vedik ve Klasik olarak iki bölüme ayrılabilir. Arilerin egemen olduğu dönem ve onların etkileri boyunca bütün kutsal kitaplar Vedik dilde yazılmıştır. Dikkatle incelendiğinde Vedik dilin nihayetinde Klasik Sanskrit’le birleşene kadar geçen süreç içindeki değişim ve gelişimi, bir dilden diğerine geçişteki modernleşme izlenebilir. Ancak Vedik lirik şiirinden Klasik Sanskrit lirik şiirine geçtiğimizde yeni bir dünyaya girmiş gibi oluruz. Yalnızca gramer, sözcük, ölçü ve stil olarak farklı değil aynı zamanda konu ve içerik olarak da belirgin bir ayrım vardır. Öyle ki Klasik Sanskrit dönemi din ve sosyal yapıdaki değişimle belirlenmiştir. Vedik edebiyat bütünüyle dinseldir. Din Epik Dönemde, Vedik Dönemden farklı bir hale gelmiştir. Vedik Dönemdeki doğaya tapınışın yerine Brahma, Vishnu ve Şiva kültü geçmiştir. Epik dönemde ilk kez en büyük tanrı olarak Vishnu’nun yeniden bedenlenmeleri bulunur. Vedalarda bilinmeyen yeni tanrı ve tanrıçalar ortaya çıkmış ve Vedik tanrılar unutulmuş ya da ikinci derece bir pozisyona düşürülmüştür.
Eski safhalarında Vedik edebiyat, sağlam bir iyimserlik ruhu içeriyorken, Klasik Sanskrit edebiyatı belki de Karman doktrini ve ruhun yeniden bedenlenmesi etkisiyle karamsar bir bakışa sahiptir. Vedik edebiyattaki saflık ve basitlik, doğaüstücülüğün ve mükemmeliyetçiliğin abartıldığı Klasik Sanskrit edebiyatında görülmez. Kralların, İndra’yı cennette ziyaret ettiği ve onun ruhsal güçleriyle yeni bir dünya yaratıldığı anlatılır.
Klasik Sanskrit’teki formlar da Vedik formlardan farklılık gösterir. Dört Veda ve Brahmanalar farklı kelimelerin anlamlarını bulmamıza yardımcı olan udātta, anudātta ve svarita vurgularıyla belirlenir. Örneğin, “İndraşatru” kelimesi bir vurguyla “düşman olan İndra” anlamına geliyorken, bir diğer vurguyla aynı kelime “İndra’nın düşmanı” anlamına gelmektedir. Fakat Klasik Sanskrit’te, vurgunun böyle bir rolü yoktur.
Fonetik açısından Vedik ve Klasik diller birbiriyle aynıdır ancak gramer açısından farklılık gösterirler. Gramerdeki farklılık genellikle yeni oluşumlar ya da kelimelerin değişikliklerinden kaynaklı olmayıp, Vedik dildeki belirli bazı formların Klasik dilde kaybolmasından kaynaklıdır. Özellikle gramerdeki kiplere göre Klasik ve Vedik Sanskrit’teki farklılık çok büyüktür. Vedalarda şimdiki zaman indicative inflexion (belirteç), subjunctive (şart), optative (istek), ve imperative (emir) kipleriyle birliktedir. Bu üç kip, aynı sıklıkta olmasa da yakın geçmiş ile de kullanılırken, gelecek zamanda kip yoktur. Klasik Sanskrit’te ise şimdiki zaman, indicative (belirteç), optative (istek), ve imperative (emir) halleri ekler. Ancak subjunctive (şart) hali Klasik Sanskrit’te kaybolmuştur. Vedik dönemde on beşten az olmayan infinitive (mastar) formu kullanılırken, Klasik dönemde bunlardan yalnız bir tanesi (tum) kullanılır. Vedik Sanskrit, Klasik Sanskrit’ten önekler (prefix=upasarga)’in kullanımında da farklılık gösterir. Şöyle ki Klasik Sanskrit’te önek mutlak suretle kökün önünde yer alır ve onun bir parçasını oluşturmalıdır. Ancak öneklerin Vedik Sanskrit’te kullanımı sınırlandırılmamıştır. Kimi yerlerde kökten önce ve sonra, hatta bazı durumlarda kökten ayrı olarak kendi başına kullanılır. Vedalar’da ve Brahmanalar’da nadiren görülen ikiden fazla kelimeden oluşan bileşik kelimelere Klasik Sanskrit’te sıkça rastlanır.
Formlarda meydana gelen değişimler, temelde gramercilerin dilin gelişiminde ortaya koydukları hatırı sayılır etkilerin sonucudur. Kelime bilgisinde de değişim meydana gelmiştir. Farklı kelime sayısı türetme, bileşim ve derleme yoluyla oldukça artmıştır. Vedik Edebiyat’ta bulunmayan pek çok eski sözcük Klasik Sanskrite eklenmiş ve pek çok yeni sözcük de ödünç alınmıştır.
Vedik Dil, ölçülerin kullanımında da Klasik’ten farklılık gösterir. Vedalar’daki yedi temel ölçü (gayatri, ushnik, anushtubh, brhati, pankti, trishtubh ve cagati)’nün yanında Klasik Sanskrit’te sınırsız çeşitlilikte ölçü kullanılmaktadır.
Üyeler : 33
İçerik : 113
Web Bağlantıları : 18
İçerik Tıklama Görünümü : 17975